ayak izleri
kalıntılar,yaşanmışlıklar,sevgi kıpırtıları,bıcırlar,yersiz yurtsuzluklar,kader,farkındalıklar,aşk,keder,bağımlılıklar,kuzular,yaşanası anlar,yürek,kedi,çıkartılanlar,pıtırlar,hatalar,sen ben o biz siz onlar
24 Ekim 2008 Cuma
Gönderen
the band
zaman:
10/24/2008 05:56:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
04 Haziran 2008 Çarşamba
Kara Araba (Lost Highway)
Klibin bütününde David Lynch ten yansımalar sözkonusu kanımca.izlenesi olmuş, grubun bütününe ağzınız sulanarak bakacaksınız..ulan bu kadar da entel olmayın ya die dibiniz düşecek, yaptıkları müziğin önünde bi kez daha eğileceksiniz. 20 sene sonra dinlediğimde acaba çocuklarımla ne hissedicem die düşünmeden edemeyeceksiniz:)
Gönderen
the band
zaman:
6/04/2008 01:31:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
31 Mart 2008 Pazartesi
çırılçıplak
Küstahlığıma nezaketim oturdu
Saadete kendime bakakaldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Gizlenen insanların ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak
Selamımı tanıdıklar oturdu.
Saygı bekleyince alçaldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Kendini beğenmişler ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak.
Ağlamayı ölenler oturdu.
kendimi ölmez sanınca ufaldım,
kararsızlık bir an sürdü.
Ölülerle dirilerin arasında bir ben kaldım,
Çırılçıplak.
Sonsuzluğu ufuklar oturdu.
Yarattığım dünyaların içinde daraldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Başlangıç ile bitiş ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak.
Aydınlığı bulutlar oturdu,
Yıldızlara doğru yol aldım.
Kararsızlık bir an surdu:
Varanlar ile duranlar arasında ben kaldım,
Çırılçıplak.
ÖZDEMİR ASAF
Gönderen
the band
zaman:
3/31/2008 03:58:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
28 Ocak 2008 Pazartesi
Vincent
Vincent Malloy is seven years old, He's always polite and does what he's told. For a boy his age he's considerate and nice, But he wants to be just like Vincent Price. He doesn't mind living with his sister, dog and cat, Though he'd rather share a home with spiders and bats. There he could reflect on the horrors he's invented, And wander dark hallways alone and tormented. Vincent is nice when his aunt comes to see him, But imagines dipping her in wax for his wax museum. He likes to experiment on his dog Abacrombie, In the hopes of creating a horrible zombie. So he and his horrible zombie dog, Could go searching for victims in the London fog. His thoughts aren't only of ghoulish crime, He likes to paint and read to pass the time. While other kids read books like Go Jane Go, Vincent's favorite author is Edgar Allen Poe. One night while reading a gruesome tale, He read a passage that made him turn pale. Such horrible news he could not survive, For his beautiful wife had been buried alive..........
"And my soul from out that shadow floating on the floor, shall be lifted..Nevermore"
Gönderen
the band
zaman:
1/28/2008 03:47:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
17 Ocak 2008 Perşembe
Daha birkaç saat oldu izleyeli ve uzun zamandır bir filmden bu kadar zevk aldığımı hissetmemiştim. Tabi yaşadığınız şeylerle de doğru olantılı olabliyor kimi zaman zevkleriniz ve zevksizlikleriniz ancak yorumları okumaya dahi gerek duymadım izledikten sonra, Donnie Darko'dan sonra kurgusu sağlam filmler arasına pek çok film aday oldu ancak her ne kadar kurguya odaklansınz da hissettirdikleri ve tepkileriniz bi filmi sevmenizde öne çıkan temalar(en azndan bende öyle), saat sabahın 6'sı ama bunları yazmadan geçemedim. Güven ve bağlılık öğelerinin yanısıra aşkıda es geçmeme şaşırıyordum son günlerde, beni kendime getiren izlence:) olarak tanımlıyorum ve artık uyuyorum:///:)



Gönderen
the band
zaman:
1/17/2008 04:57:00 AM
1 yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
lost in translation
Lost in translation est une errance ultra chic à Tokyo, que Sofia Coppola filme avec le regard d'une jeune femme au goût très sûr, pointu et résolument moderne. Entre mode ou pub, histoire d'amitié ou d'amour, empire des sens ou empire des signes, son film est toujours entre, au milieu, à une mesure infinitécimale où l'émotion naît de manière fugace, fugitive, poignante et lacrymale.

Gönderen
the band
zaman:
1/17/2008 04:17:00 AM
1 yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: film, lost in space, translation
Fear
"İyi diye birşey yok demişti" bir ses(şeytan),'erdem, dehşetin değişik yüzlerinden biridir. Bunu kavradığımız zaman, dünyanın Tanrı'nın eğlencesinden başka birşey olmadığını da anlarız.'
Hemen arkasından-kendisinin bu dünyanın tek efendisi olduğunu, dünyada olup biten herşeyi bildiğini söyleyen-o ses, ona sahilde oturan insanları göstermeye başladı. Bir kenarda eşyalarını toplayan ve çocuklarının giyinmesine yardım eden efendi görünümlü aile babası, elinden gelse sekreteriyle ilişkiye girişirdi ama karısının göstereceği tepkiden korkuyordu. Karısı da mümkün olsa bir işe girer ve bağımsız olurdu ama o da kocasının tepkisinden korkuyordu. Çocuklar terbiyeli davranıyorlardı çünkü ceza almaktan korkuyorlardı. Tek başına bir güneş şemsiyesinin altında kitap okuyan genç kadın, canı sıkılmış gibi duruyordu, oysa yaşamın geri kalanını yalnız başına geçiririm diye korkudan ölmek üzereydi. Elinde tenis raketi olan genç adam bir yandan spor yapıyor, bir yandan da ailemin beklentilerini boşa çıkarırım diye tirtir titriyordu. Zengin müşterilere tropikal içki satan barmen işini kaybetmekten, kendine kalsa dansözlüğü tercih eden genç bir kadın, komşuluğu kınamasın diye hukuk eğitimi görüyordu. Sözümona kendini böyle daha iyi hissettiği için sigara ve içki kullanmayan yaşlı adam aslında ölümün soğuk nefesini duyuyordu.
Sahildeki bütün bu insanlar sürekli korku içinde yaşıyorlardı, hatta insanın soluğunu kesen bir gün batımını seyrederken bile. Yalnız kalmaktan korkuyorlardı; şeytaların üşüştüğü karanlıktan;Tanrı'nın yargısından; başkalarının ne diyeceğinden; cezalandıran mahkemelerden; çok kazanıp başkalarının kıskançlığına maruz kalmaktan; sevipte reddedilmekten; maaşına zam istemekten; bilmediği yerlere gitmekten; bir daveti kabul etmekten; yabancı bir dili konuşamamaktan; başkalarını etkileyememekten;
yaşlılıktan ölümden; hatalarıyla göze çarpmaktan; meziyetleriyle göze çarpmaktan; ne hatalarıyla ne de meziyetleriyle göze çarpmaktan.
Korku, korku korku."Yaşam giyotinin gölgesinde bir terör rejimiydi."
Gönderen
the band
zaman:
1/17/2008 12:11:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar

.jpg)